Euler Hermes > Basın Odası > Basın Haberleri

7 Cüceler Global Büyümeyİ KIsItlIyor

04.02.2016
 

Türkİye Ekonomİsİnİ 2016’da Ne Beklİyor?

Dünyanın lider alacak sigortası şirketi Euler Hermes, global GSYİH büyümesinin 2016’da yüzde 2,8 olacağını ve 2017’ye kadar yüzde 3’e ulaşmayacağını açıkladı. Euler Hermes, “Büyüme ve 7 Cüceler” başlıklı ekonomik görünüm raporunda 2016’ya yönelik olarak büyümenin yanı sıra ticaret, tüketim ve yatırımla ilgili öngörülerini paylaştı. Rapora göre, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde özel sektör yatırımlarında artış sinyali ise olumlu bir gelişme. Ancak Türkiye’nin önünde büyümede hızında yavaşlama, Rusya ile gerilen ilişkilerin ihracat üzerinde yaratacağı olumsuz etki, Türk lirasında volatilite ve enflasyon baskısı gibi kritik sorunlar bulunuyor. Özetle Türkiye, global büyümeye engel olan 7 cüceden ‘Huysuz’u temsil ediyor.

Euler Hermes Baş Ekonomisti Ludovic Subran, raporla ilgili olarak şunları söyledi: “Gelişmekte olan ekonomilerde, büyümeyi destekleyebilecek şekilde özel yatırımın yeniden uyanıyor olması iyi bir haber. Avrupa’da, artan ciroların, kurumsal kârlılıktaki iyileşmenin ve düşük sermaye maliyetlerinin olumlu getirileri olabilir. ABD’de ise petrol ve gaz sektörüne yapılan yatırımlardaki düşüşün, enerji dışı sektörlerle dengelenmesi zor gözüküyor. 2015 yılında yüzde 5 azalma kaydeden global iflasların 2009’dan bu yana ilk kez artış kaydederek bu yıl yüzde 1 artacağını öngörüyoruz.”

 

Türkİye, 2016’da yüzde 3,3’lük büyüme kaydedecek

 
Euler Hermes, raporda gelişmekte olan pazarlar ve gelişmiş ekonomiler arasındaki farklılaşmalara da dikkat çekti. Rapora göre, gelişmiş ekonomilerdeki büyüme yüzde 2,1 ile kısıtlı da olsa ivme kazanırken, gelişmekte olan pazarlar son 12 ayda yüzde 4’lük büyüme ile en düşük seviyeye ulaştı. Rusya ve Brezilya gibi ülkelerde ekonomik bunalım devam ederken, diğer gelişmekte olan ekonomilerin trendin altında büyüme kaydedeceği öngörülüyor. Bu durum, özellikle Çin’deki yavaşlama ve FED’in faiz artışından etkilenen ülkelerde belirgin olacak.
 
Euler Hermes Türkiye Genel Müdürü Özlem Özüner, yerel iyileşme ve özellikle seçimler öncesinde önemli ölçüde artan kamu harcamaları sayesinde Türkiye’nin büyümesinin 2015’te ivme kazanarak yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Özüner, “Aşağı yönlü risklerin artmış olması nedeniyle büyümenin 2016’da yavaşlayarak yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Özellikle Rusya’yla ilişkilerde meydana gelen bozulmanın Türkiye’nin ihracatı üzerinde olumsuz etkileri olacak. Bunun sonucunda para biriminde yaşanacak yeni bir dengesizlik enflasyonel baskıların yanı sıra faiz oranlarının artmasına neden olabilir” şeklinde konuştu.
 

Çİnlİ tüketİcİ dünyayı kurtaramayacak

 
Diğer yandan global ekonomilerin Çin’deki tüketicilerin dünyayı kurtaramayacağını anladığını ve 2015’te zorlu bir yıl geçirdiğini vurgulayan Subran, “Tabii olumlu gelişmelere de bakmamız gerekiyor. Euro Bölgesi sonunda iyileşme kaydetmeye başladı ve Hindistan ile Meksika gibi, güç merkezi olarak görülen ülkeler gelişmekte olan pazarlardaki karışıklık karşısında dirençli olduklarını kanıtladılar” dedi.
 
“Büyüme ve 7 Cüceler” raporuna göre büyümeyi şekillendirecek 7 cüce şöyle:
 
1. ‘Uykucu’ ticaret: Euler Hermes, 2000 ve 2010 yılları arasındaki yıllık yüzde 6’lık büyümeye karşın dünya ticaretinin 2016’da değer olarak yüzde 0,9 ve hacim olarak da yüzde 3,7 büyüme kaydedeceğini öngörüyor. 2009 yılında değerdeki ilk daralmanın ardından daha düşük emtia fiyatları ve para değeri ile global ticaret 2015’te yüzde 9’luk daralma kaydetti ve ciddi yapısal değişimlerden geçiyor:

(i) Teknoloji ve artan maaşların Asya ile Orta Avrupalı fabrika ülkelerinin rekabet avantajlarını azaltması nedeniyle tedarik zincirleri kısalıyor;

(ii) Çin’in sanayi üretiminden hizmetlere kayışı ana ve ara mal tedarikçilerinin satış fırsatlarını azaltıyor.
 
2. ‘Huysuz’ gelişmekte olan pazarlar: 2015, gelişmekte olan pazarlar için oldukça zorlu bir yıl oldu ve bazı ülkeler 2016’da ekonomik şoklar ile volatiliteye karşı kırılgan olmaya devam edecek. Brezilya, Rusya, Nijerya, Türkiye ve Güney Afrika (BRuNTS), aralarında dış finansal koşullarda kısıtlama, para biriminde değer kaybı ve politika yapımında zorlukların da bulunduğu zorluklarla karşı karşıya kalmayı sürdürüyor. Bunun nedenleri arasında emtia fiyatlarındaki düşüş, Çin’deki yavaşlama ve ABD’nin para politikasının daha az destekleyici olması yer alıyor. Bu ülkeler aynı zamanda enflasyon, yerel talepte azalma ve sosyo-politik baskılarla da başa çıkmaya çalışıyor.
 
3. ‘Utangaç’ emtia fiyatları: Net petrol ihracatçıları, petrol fiyatlarının uzun süre boyunca düşük seyretmesinden olumsuz etkilenecek. Finansmanı ve mali kararları petrole bağlı olan ülkelerin iş modellerini sorgulamaları gerekecek.
 
4. ‘Hapşırık’ finansal pazarlar: Finansal pazardaki volatilite 2016’da da devam edecek ve emtia piyasalarını zorlamasının yanı sıra emtia ihracatçılarının para birimleri üzerinde baskı oluşturacak. Euler Hermes, nikel, soya fasulyesi ve çinko gibi temel emtia fiyatlarının 2016’da istikrarı yakalayabileceğini öngörüyor. Buna karşılık kömür, bakır, demir cevheri ve çelik gibi üretimle ilgili emtia ise daha olumsuz konumda çünkü fiyatlarda son olarak yüzde 10’luk düşüş kaydedildi. Özellikle Brezilya, Çin, Rusya, Güney Afrika ve Türkiye’de olmak üzere para birimlerinde de yüzde 5 ile yüzde 10 arasında değer kaybı yaşanacak.
 
5. ‘Mutlu’ yerel tüketiciler: Global karmaşıklıklar ve global ticaretteki yapısal değişiklikler sonucunda pek çok ülke daha içe dönük hale gelerek ithalattan çok yerel tüketimi canlandırmak için korumacı uygulamalara yöneliyor. Bu trend özellikle 2013’ten bu yana ithalat yüzde 2 büyürken tüketimin yüzde 13,2 büyüdüğü Hindistan’da dikkat çekiyor. Bu sırada gelişmiş pazarlarda ise enflasyonun maaşlardaki büyümeyi geçmesi ve satın alma gücünün azalması ile düşük petrol fiyatlarının getirdiği canlanmada düşüş görülebilir.
 
6. Politika ‘Doktor’u: Gelişmekte olan pazarlarının sermayelerindeki düşüşe rağmen Japonya Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası ve Çin Merkez Bankası’nın varlık alımları sayesinde global likidite 2016’da bol olmaya devam edecek. Bu sırada, mali politika da bazı ana ekonomilerde karşıdan esen rüzgardan, ılımlı bir kuyruk rüzgarına dönüşüyor. Çin’de, kamu harcamalarındaki ciddi artışlar büyümenin planlanan şekilde devam etmesini sağlıyor. Avrupa’da ise pek çok ülkenin 2016’ya yönelik kurumsal vergi oranları veya hedef destek paketlerini açıklamasıyla mali kemer sıkma süreci sonlandı.
 
7. ‘Şapşal’ kararlar ve politik risk: Global politik görünümün 2016’da da oldukça belirsiz olması, şirketlerin önlerini görememelerine neden oluyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma riskinden Rusya’ya ve İran’a uygulanan yaptırımlar ile ABD de dahil olmak üzere dünyanın en büyük ekonomilerinde yapılması beklenen seçimlere kadar pek çok belirsizlik söz konusu.