Euler Hermes > Basın Odası > Basın Haberleri

Euler Hermes, Türkiye’de iç pazara ve ihracattaki fırsatlara dikkat çekiyor

06.09.2013
 

Dünyanın en büyük alacak sigortası şirketi Euler Hermes, dünya ve Türkiye’nin ekonomik durumuna ve alacak sigortası eğilimlerine yönelik değerlendirmelerini İstanbul’da iş dünyası temsilcileriyle paylaştığı bir toplantı düzenledi. 

Euler Hermes Grup CEO’su Wilfried Verstraete ve Grup Baş Ekonomisti Ludovic Subran’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte aşağıdaki konulara değinildi:

 

 Wilfried Verstraete, Euler Hermes Grubu CEO’su

  • Türkiye şu anda 622 milyar Avro ile Avrupa’nın altıncı büyük gayri safi yurtiçi hasılasına sahip. Türkiye, Avrupa ve Asya / Orta Doğu / Kuzey Afrika bölgeleri arasındaki köprü rolüyle stratejik bir ülkedir.

  • Türk işletmeleri için çok sayıda yeni ve çeşitli ihracat fırsatları doğuyor. Türk ihracatçıları, kendi pazarlarını çeşitlendirme esnekliğine sahipler. Eylül 2012’de, Eylül 2011’e göre Avrupa Birliği’ne ihracat oranı %47’den %38’e düştü. Bölgesel ihracatta yaşanan en büyük zorluk, güvenilir pazar, müşteri ve iş geliştirme ortaklarının seçimini yapmak olacak. Dünya çapındaki ticaret mekanizmasını anlamak, sürdürülebilir ihracat süreçlerini inşa etmenin kilit noktası olacak.    

  • Son 10 ay içinde Euler Hermes’ten alacak sigortası kullanan Türk şirketlerine verilen teminat %186’yı aşan bir oranda artış gösterdi. Bu gelişim, alacak sigortasının yurtiçi ticaret ve ihracat stratejilerinde nakit akışının korunması için finansal yönetim aracı olarak artan bilinirliğini işaret ediyor. Küresel kriz, şirketleri faaliyetlerini mercek altına almaya zorladı. Küresel ekonomide devam eden değişikler işletmelerin stratejilerini, bütçe öngörülerini, likidite ve ödeme kabiliyetlerini ve masraf kontrol süreçlerini sürekli gözden geçirmelerini gerektiriyor.

  • Yeni çek kanunu ve ticareti yeniden düzenleyen Türk Ticaret Kanunu olumlu birer adım. Bu değişiklikler iç ticarette kullanılan ödeme yöntemlerinin küresel düzeyde kullanılan açık hesap sistemi seviyesine yükseltilmesini sağlayacaktır. 

  • Açık ticaretin 300 milyar Avro’yu aşan hacmi, Türkiye iç pazarında alacak sigortasına önemli fırsatlar sunuyor.

 

Ludovic Subran, Euler Hermes Grubu Baş Ekonomisti

 

  • Makro ekonomik seviyede 2013 yılı, Avro bölgesi hariç, “ya hep ya hiç” yılı olacak. Amerika “mali uçurum” riski ile karşı karşıya. Ayrıca, henüz ne tür süper güç olmak istediğini göstermemiş olan BRIC ve Türkiye’nin dahil olduğu MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde farklı konularda büyümeye yönelik endişeler mevcut. Avrupa ve Asya arasında geçit olan Türkiye’nin eline geçen ticari aracılık fırsatı ve güçlü iç talep, sürdürülebilir büyümenin iki ayağını oluşturacak.

  • İç talepte yumuşak iniş ve artan ihracat ile Türkiye, 2013 yılında %4’lük GYSİH büyüme kaydederek sağlıklı kamu maliyesinin de etkisi ile cari açığını azaltacak.

Euler Hermes, Türkiye’de büyümenin devam etmesini öngörüyor. Euler Hermes Grubu’na göre büyümeyi destekleyen ana sektörler şöyle:

 

Kimya sektörü: Türkiye’nin toplam ihracat gelirinin yaklaşık %9,7’sini temsil eden sektörün ihracatı 2011 yılında 13 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin rekabet avantajları arasında bor, krom ve soda üreticisi olması ve lojistik avantajı bulunuyor.

 

Otomotiv sektörü: Sektörün kapasitesinin %66 oranında artarak 2015 yılına kadar 1,2 milyon üniteden 2 milyon üniteye çıkması bekleniyor. Bu artış ile Türkiye küresel otomotiv üreticileri arasında 10. ülke konumuna gelecek.

 

Tekstil sektörü: İş gücü ve uluslararası markalar için yapılan kaliteli üretimi ile Avrupa’ya olan yakınlığı ve kaliteye dayalı üretimi rekabet avantajlarını oluşturuyor.

 

Demir-çelik sektörü: Türkiye, 66 küresel üretici ülke arasında 8. sırada yer alıyor. Yakın gelecekte Çin’in çelik üretiminde yaşanan hızlı büyüme yavaşlarken Orta Doğu ve gelişmekte olan pazarların tüketimi yeni altyapı, inşaat ve endüstri yatırımları nedeniyle artacak.

 

İnşaat sektörü: Yeni havaalanı, otoyol ve demir yolu gibi yurtiçi alt yapı projelerine önemli bütçelerin ayrılmış olmasıyla, sektörün ivme kazanarak 2008 yılı seviyelerine çıkması bekleniyor.

 

IT / telekom ve perakende sektörleri: Demografik büyüme ve kişi başına düşen gelirin yükselmesi nedeniyle olumlu performans bekleniyor.

 

Gıda sektörü: Türkiye, tarımsal üretim alanında yedinci sırada ve küresel seviyede en büyük 20 işlenmiş gıda üreticisi ülke arasında yer alıyor. Sektör, 2011 yılında GYSİH’nin %19,8’ini temsil etti.

 

Türkiye – Makro ekonomik göstergeler

 

 

2009

2010

2011

2012

2013

GYSİH

-4,8%

9,2%

8,5%

3,2%

4,0%

Tüketici harcaması

-2,3%

6,7%

7,8%

-0,2%

3,5%

Kamu harcaması

7,8%

2,0%

4,5%

5,0%

4,0%

Yatırım

-19,0%

30,5%

18,5%

-3,0%

3,5%

Hisse senetleri

-2,3pps

2,5pps

-0.3pps

-0,5pps

0,1pps

İhracat

-5,0%

3,4%

6,4%

13,0%

5,3%

İthalat

-14,3%

20,7%

10,9%

-3,5%

3,9%

Net ihracat

2,7pps

-4,4pps

-1,5pps

4,0pps

0,3pps

 

 

Kaynak: Turkstat, Euler Hermes